Google Ads Sağlık Reklamlarında KVKK ve Etik Kurallar

Sağlık sektöründe dijital görünürlük her geçen gün daha kritik hâle geliyor. Ancak Google Ads kampanyalarında sağlık verilerinin kullanımı, sıradan bir pazarlama stratejisi değil; hem yasal hem de etik açıdan ciddi sorumluluklar gerektirir.

Google Ads’te Sağlık Verisi Kullanmak Neden Risklidir?

Türkiye’de KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) ve Google’ın “Sensitive Categories” politikaları, sağlık verilerini özel nitelikli kişisel veri olarak tanımlar. Bu da, yanlış bir yapılandırmanın sadece kampanyayı durdurmakla kalmayıp idari para cezaları ve itibar kaybına yol açabileceği anlamına gelir.

1.Sağlık Verisi Nedir ve Neden “Özel Nitelikli”dir?

KVKK’ya göre sağlık verileri, bir kişinin fiziksel veya ruhsal sağlığına, tıbbi geçmişine, aldığı tedavilere veya biyometrik bilgilerine ilişkin her türlü bilgiyi kapsar. Bu veriler, kimlik veya iletişim bilgileriyle birleştiğinde kişiyi doğrudan tanımlayabilir.
Bu nedenle, KVKK m.6 kapsamında yalnızca:

  • Açık rıza alınarak,
  • Amaçla sınırlı biçimde,
  • Yeterli teknik ve idari tedbirler sağlanarak işlenebilir.

Aksi hâlde bu durum, özel nitelikli kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi suçu kapsamına girebilir.

  1. Google Ads Politikalarına Göre Sağlık “Hassas Kategori”dir

Google, reklamcılıkta bazı konuları “Sensitive Interest Categories” olarak sınıflandırır.
Bu kategoriler arasında; hastalıklar, tıbbi durumlar, ilaçlar ve tedavi yöntemleri bulunur.
Dolayısıyla:

  • Remarketing (yeniden pazarlama)
  • Customer Match (müşteri listesi hedefleme)
  • Demografik/ilgi alanı bazlı hedefleme
    gibi yöntemlerle kişilerin sağlık durumlarına göre reklam gösterilmesi kesinlikle yasaktır.

Örneğin bir kullanıcı “migren tedavisi” aradı diye, ona sürekli “migren için özel tedavi” reklamı göstermek Google politikalarına aykırıdır ve hesabın askıya alınmasına neden olabilir.

  1. Hedefleme Hataları KVKK İhlaline Dönüşebilir

Google Ads’te sağlık verisine dayalı hedefleme yapmak, aynı zamanda KVKK açısından da veri işleme ihlali sayılır. Çünkü kullanıcı rızası olmadan bir kişinin sağlık durumu üzerinden çıkarım yapmak, “veri işleme” eylemidir.

Bu tür durumlarda Kişisel Verileri Koruma Kurulu, hem veri sorumlusu (örneğin klinik) hem de veri işleyen (örneğin ajans) için ayrı ayrı cezai sorumluluk doğurabilir.

Hekimler ve Klinikler İçin Dijital Reklamlarda Etik Sınırlar Nerede Başlar?

Sağlık alanında dijital görünürlük artık kaçınılmaz bir ihtiyaç. Hastalar bilgiye internet üzerinden ulaşıyor, klinikler ve hekimler de güvenilir bir dijital imaj oluşturmak istiyor. Ancak bu noktada en kritik konu, etik sınırın nerede başladığını bilmek. Çünkü sağlık iletişimi sıradan bir tanıtım faaliyeti değildir; toplumu bilgilendirme sorumluluğu taşır.

Bir hekim ya da klinik dijital ortamda tanıtım yaparken amacı hastayı etkilemek değil, bilgilendirmek olmalıdır. Tedavi vaadi vermek, “en iyi”, “en hızlı”, “en başarılı” gibi iddialı ifadeler kullanmak veya rakiplerle karşılaştırma yapmak etik sınırı aşar. Dijital içeriklerdeki her kelime, hasta güveniyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle kullanılacak dil sade, abartısız ve bilgilendirici olmalıdır.

Etik sınırlar yalnızca söylemle sınırlı değildir. Görsellerde “öncesi-sonrası” fotoğrafları paylaşmak, hasta yorumlarını reklam malzemesi hâline getirmek veya ünlülerin yer aldığı tanıtım videoları yayımlamak da Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine aykırıdır. Bu tür uygulamalar, hastaların kararlarını duygusal olarak yönlendirdiği için reklam olarak değerlendirilir.

Hekimlerin dijital tanıtım süreçlerinde dikkat etmesi gereken bazı temel ilkeler şunlardır:

  • Hastaları yönlendiren değil, bilgilendiren bir dil kullanmak.
  • Bilimsel doğruluğu kanıtlanmamış ifadelerden kaçınmak.
  • Öncesi-sonrası görselleri, hasta deneyimleri veya promosyon içeren paylaşımlardan uzak durmak.
  • Klinik veya tedavi hakkında bilgi verirken kaynak göstermek, şeffaflık sağlamak.
  • Gizlilik ilkelerine ve KVKK kapsamında hasta verilerinin korunmasına özen göstermek.

Etik sınırın korunması yalnızca yasal uyum açısından değil, aynı zamanda profesyonel itibarı sürdürmek için de gereklidir. Dijital ortamda güven, bilginin doğruluğuyla başlar. Şeffaf, dürüst ve ölçülü bir iletişim tarzı; hem hasta güvenini artırır hem de kliniğin saygınlığını korur.

Sonuç olarak dijital dünyada görünür olmak bir zorunluluk olsa da, etik çizgi bilgilendirme ile yönlendirme arasındaki farkta başlar. Hekimler ve klinikler, insan sağlığını ticari rekabetin parçası hâline getirmeden dijitalde yer aldıklarında, hem meslek etiğini korumuş hem de güven temelli bir marka değeri inşa etmiş olurlar.

Hasta Yorumları, Öncesi-Sonrası Görselleri ve Etik İhlaller

Dijital çağda sağlık hizmeti alan hastalar, kararlarını çoğu zaman internetteki yorumlara ve görsellere bakarak veriyor. Ancak hekimler ve klinikler için bu görünürlük, sanıldığı kadar risksiz değil. Hasta yorumları ve öncesi-sonrası fotoğrafları, sağlık iletişiminin en hassas alanlarından biridir; yanlış kullanımda hem etik ihlal hem de yasal yaptırım doğurabilir.

Bir hastanın deneyimini paylaşmak veya tedavi sürecini görselleştirmek, ilk bakışta güven oluşturuyor gibi görünür. Fakat hastanın rızası olmadan paylaşılan her bilgi, KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri sayılır. “Anonimleştirilmiş” gibi görünen bir görsel bile çoğu zaman kişiyi tanımlanabilir hâle getirir. Bu nedenle açık rıza alınmadan yapılan her paylaşım hem hasta mahremiyetini zedeler hem de yasal risk taşır.

Etik açıdan da durum nettir: sağlıkta iletişim “ikna” değil, “bilgilendirme” temellidir. Öncesi-sonrası görselleri, hastaların beklentilerini yönlendirdiği ve tedavinin garantili olduğu izlenimi yarattığı için etik çizgiyi aşar. Benzer şekilde, hasta yorumlarını reklam amacıyla öne çıkarmak veya seçilmiş olumlu deneyimleri vitrine koymak, manipülatif bir algı yaratır.

Hekim ve klinikler bu konuda şu prensiplere dikkat etmelidir:

  • Yorum ve görseller, yalnızca bilgilendirme amacıyla ve açık rıza ile kullanılabilir.
  • Öncesi-sonrası kıyaslamaları yerine, tedavi sürecine dair genel bilgiler paylaşılmalıdır.
  • Hastaların kimliğini belli edecek her türlü detay (yüz, isim, ses vb.) gizlenmelidir.
  • Reklam dili yerine eğitici, şeffaf ve bilimsel bir ton tercih edilmelidir.

Etik ihlallerin bedeli sadece para cezası değildir; en büyük kayıp güvendir. Bir kez sarsıldığında telafisi zor olan hasta güveni, ancak dürüst, ölçülü ve mahremiyete saygılı bir iletişimle korunabilir. Sağlıkta dijital görünürlük değerlidir, ama etik sınır ihlaliyle kazanılan görünürlük, güvenin kaybıyla ödenir.

Sonuç

Sağlık alanında dijital pazarlama yaparken görünürlük kadar sorumluluk da önemlidir. Hasta yorumları, öncesi-sonrası görselleri veya kişisel deneyimlerin paylaşımı; doğru yönetilmediğinde etik bir bilgilendirmeden çıkıp manipülatif bir reklama dönüşebilir. Bu noktada amaç, hastayı etkilemek değil, güvenli ve doğru bilgiyle bilinçlendirmektir.

Hekim ve kliniklerin etik sınırı koruması; yalnızca yönetmeliklere uymak için değil, topluma karşı olan mesleki sorumluluklarının doğal bir gereğidir. Mahremiyete saygılı, şeffaf ve abartıdan uzak bir iletişim dili, hem hasta güvenini pekiştirir hem de uzun vadede kurumsal itibarı güçlendirir.

Unutulmamalıdır ki sağlıkta etik duruş, dijital başarının da en sağlam temelidir.

İLETİŞİM

Soru ve Düşünceleriniz
İçin Buradayız!

Sizinle iletişim kurmak, bize değerli fikirlerinizi ve ihtiyaçlarınızı dinleme fırsatı sunar. Sorularınız, önerileriniz veya destek talepleriniz için her zaman buradayız!
OFİS
ADRES: Mustafa Kemal Mah. Maidan A Blok, 4.Kat, No:36 Çankaya/ANKARA
TEL: 0312 963 12 34
E-MAİL: info[a]siriushs.com
AR-GE MERKEZİ
ADRES: ODTÜ Teknokent Mustafa Kemal Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No:280/G İç Kapı No:1260 Çankaya/ANKARA
TEL: 0312 963 20 00
1
Uygun olduğunuz bir zamanda bir görüşme planlıyoruz.
2
Tanışma ve danışmanlık toplantısı yapıyoruz.
3
Sizin için bir teklif hazırlıyoruz.
Bize Ulaşın.